Aralık 19, 2020 Yazarı mermaridyy 0

Asil Kan

Küçük kız bir avucunda ateş topu diğerinde su topuyla oynayarak sokak arasında zıplaya zıplaya yürürken kendisine korkuyla bakan insanların farkında değildi. Her an elindeki ateşi bir yerlere savuracağı korkusu endişe yaratırken peşinde koşan askerleri unursamayarak dar sokaklarda koşmaya başladı.
“Prenses!” Kendisine seslenen askerlerin komutanı durmasını sağlarken ağır bir hareketle arkasını dönerek adama baktı. Komutanın konuşmasına gerek yoktu aslında. Elizabeth onun gözlerindeki korkuyu ve beynindeki düşünceleri okuyabiliyordu. Adamın ‘Ya beni yakmaya kalkarsa?’ diye düşünmesi tüm neşesini bir anda yok ederken iki avucunu sıkarak ateş ve suyun yok olmasını sağlamıştı. Üzüntüyle yüzü asılırken kimsenin onunla oynamak istememesini anlayamıyordu. Küçük bedeni ne kadar güçlü olsa da hala bir çocuk olduğu gerçeğini kimse inkar edemezdi.
“Komutan?”
Prensesin seslenmesi ile duyulan çığlıklar küçük kızın dikkatini dağıtarak etrafa bakınmasını sağlarken göğe yükselen kara dumanlar korkmasına neden olmuştu.
“Yangın! “

Koşarak seslerin geldiği yöne doğru ilerlerken çığlıklar daha da artmış etrafta yangın söndürmeye çalışan insanların arasına karışmıştı. Kendisini nasıl bir tehlikeye attığının farkında bile değildi. İnsanların çabalarının işe yaramadığını görünce farkında olmadan iki avucunu birleştirerek gözlerini kapatmış ve büyük bir su yığınını evin üzerine boşaltmıştı. Kimse ne olduğunu anlayamazken askerler yere düşen prensesi kimseye göstermeden hızla oradan uzaklaştırmaya çalışması bir kişinin dikkatini çekmişti. Yangında son anda ölümden kurtulan çocuk kendisine yorgun bir şekilde bakan küçük kızın kaderi olduğunu bilmeden öylece askerlerin götürdüğü prensesin arkasından bakmaya devam etmişti.

1430cookie-checkAsil Kan