Tatlı Hata 13. Bölüm

Aras gergin geçen toplantı sonrası oldukça öfkelenmişti. Son yapılan sevkiyatlarda problemler çıkmaya başlamıştı. Avukatlarını toplantıya çağırarak duruma çare ararken iki sözleşmenin fesine karar vermişti. Büyük olasılıkla zarara uğrayacaklardı ama içini bilmediği bir sevkiyatı kabul etmelerine olanak yoktu. Uzun zamandır çalıştıkları şirket dahi olsa işini şansa bırakamazdı. Toplantı bittiğinde kendisi de bitmiş durumdaydı. Üstelik Arya’nın arayıp limana geleceğini söylemesi de gerginliğini arttırmıştı.

Genç adam hızlı adımlarla ofisine giderken yanından geçen çalışanların selamını almayı ihmal etmiyordu. Koridor boyu odasına giden yol sanki uzamış gibi gelmişti. Sıkıntıyla nefesini verip odasının kapısını açıp içeri girdiğinde beklediği manzara kesinlikle karşısında ki manzara değildi. Kardeşini Arya’nın başından aşağıya dikilmiş masada bir şeyleri incelerken bulmayı kesinlikle beklemiyordu. Garip bir dürtü ile araya girmişti. Arya sakin bir şekilde masanın arkasından çıkarak misafirler için koyulan sandalyeye oturunca kaşları hala çatılıydı. Akın her zaman ki gibi alaycı tavrını koruyordu. Kızın ağzından çıkan sözlerle hem şaşırmış hem de kızmıştı. Akın’ın odadan çıkarken söyledikleri ile dikkatini genç kıza verdi.

“Stajyer derken neden bahsediyordu? Sen İstanbul’da staj yapmayacak mısın? Neden vazgeçtin?”

“Sence?” Aras dişlerini sıkarak genç kıza bakıyordu. Arya onun çıkmazda olduğunu anlayarak derin bir iç çekti.

“Merak etme, bu benim için ders oldu. O kadar met edilen hukuk bürosunun aslında adaletle bir ilgisi olmadığını anlamış oldum. Bundan sonrası benim için daha iyi olacak.” Aras ne söyleyeceğini bilememişti. Az önce odadan çıkan kardeşinin yeniden geri gelmesi ile duraksayan genç adam Akın’ın genç kıza sönerek “Birazdan toplantı olacak, senin de katılmanı istiyorum,” dediğinde Aras tek kaşını kaldırarak kardeşine baktı.

“Bunun için bana sorman gerekmiyor mu?” Aras’ın sorusu ile Akın gülümseyerek omzunu silkmişti.

“Unutuyorsun abicim, stajyerlerden ben sorumluyum.”

“Ama ben stajyer değilim.”

“Sadece birkaç belge, halledilmeyecek değil ya. Sen okuluna söyle onlar halleder nasıl olsa. Bu da seni kabul ettiğimize dair belge!” Akın elinde ki kağıdı genç kıza uzatırken Arya şaşkınlıkla ona bakmıştı. Bu kadar hızlı belge hazırlamasına şaşırmıştı. Aynı şaşkınlığı Aras da yaşamıştı.

“Ne çabuk hazırladın?”

“Bu kadar başarılı bir öğrenciyi kaybetmek bize yakışmazdı değil mi?” Akın’ın eğlenerek söylediği sözler Aras ve Arya’nın kaşlarını çatmasına neden oldu.

“Ben kabul ettiğimi hatırlamıyorum ama,” Arya’nın araya girmesi ile Akın ona umursamaz bir şekilde bakarak “Sen bilirsin, nasılsa stajyer yeri bulmak zor olacaktır senin için.” Arya ona hak verse de kabul etmek istemiyordu. Zor zamanlarında her zaman birinin arkasına sığınamazdı. Bu kez durum farklı olsa da kabul etmek ağrına gidiyordu. Sıkıntıyla nefesini vererek gözlerini kapattı. Aras onun içinde ki sıkıntıyı anlayabiliyordu.

“Bu kadar dert etme, sana bizimle çalışmanı söylemiyoruz. Kardeşimizin yaptığı pisliği temizlemeye çalışıyoruz. Sen sadece elinden geleni yap. Ne kadar iyilik gibi görsen de bu şirkette kesinlikle işini yapmayana yer yoktur. Girişi biz yapmış olabiliriz ama senin çalışman akıbetini belli edecek. Dert etme de okuldan belgelerini iste.” Arya genç adamın sözleri ile derin bir nefes alarak başını salladı. Ayağa kalktığında derin bir iç çekerek oraya neden geldiğini hatırlayıp genç adama dönmüştü.

“Şu evlilik mevzusu, bu konuyu açıklığa kavuşturmamız gerek. Yaşananlar konusunda tedirginim açıkçası. Kendim için değil, kardeşlerim için korkuyorum. Babam birkaç gün içinde ameliyat olacak. Riskli olduğunu biliyorsun. Bu yüzden ne kadar formalite de olsa isteme işini bu hafta yapalım.” Arya’nın sözleri ile şaşıran Aras ne söyleyeceğini bilemezken Akın keyiflenerek hızla genç kıza sarılmıştı.

“Helal be yengelerin kralı,” dediğinde ensesinden çekilmesi ile kolları havada kalmıştı.

“Yavaş gel Akın, fazla samimiyet canını yakabilir.” Aras’ın terslenmesi ile Akın yutkunurken Arya şaşkınlıkla ikiliye bakıyordu. Genç adam Arya’ya dönerek emin olmak istemişti.

“Kararından emin misin? Bu işin dönüşü yok bilmelisin.”

“Eminim, zaten bu zamana kadar evlenmek gibi bir düşüncem yoktu. Benim için nasıl olduğu fark etmez.” Aras aldığı cevaptan hoşlanmasa da zamanın her şeyi düzelteceğini düşünüyordu.

“O zaman bizimkilerle konuşurum, birkaç gün içinde isteme işini aradan çıkarırız.” Arya başını sallayarak genç adamı onaylarken Akın düşünceliydi. Annesi ve kardeşi bu evliliğe karşı çıkıyordu, engellemek için elinden geleni yapacaktı.

“Annem bu işe hiç sıcak bakmayacak,” Akın’ın dalgın bir şekilde konuşması iki genci germişti.

“Annemden onay alacak yaşı geçtim. Kaldı ki ilk gelinini o seçmişti. Yaşananları gördük.” Arya dikkatini çeken konuşmada olanları sormak istese de kendisini ilgilendirmediğini düşünerek vazgeçmişti. Arya çantasını alarak kapıya yöneldiğinde Akın araya girerek onu durdurmuştu.

“Nereye gidiyorsun, toplantıya gireceğiz.” Arya genç adama gülümseyerek baktı.

“Toplantı kaçta olacak, hemen mi?”

“Bir iki saate başlarız.”

“O zamana kadar gelirim ben, şimdi izninizle…” Aras ve Akın’ın itiraz etmesine fırsat vermeden hızla ofisten çıkmıştı. Binadan çıkıp arabasına doğru ilerlerken hala kararının doğru olup olmadığını düşünmeye devam ediyordu. Derin bir iç çekerek arabasına binip limandan ayrılırken ilk durağı üniversite oldu. Bölüm başkanlığına giderek staj yapacağı firmayı söylediğinde adlığı tepkiyle şaşırmıştı. Herkes ona şaşkınlıkla bakıyordu.

“Emin misin kızım, Aksoy holdingin seni kabul ettiği doğru mu?” Arya önce şaşırsa da hocasının ‘holding’ dediğini duyunca duraksamıştı. Arya yutkunarak karşısında ki hocasına bakarken Akın’ın kendisine verdiği kabul belgesini çıkararak önce kendisi bakmıştı. Belgenin üzerinde gerçekten holding yazıyordu. Daha önce onların sadece liman işlettiğini düşünen genç kız en hocası kadar şaşırmıştı. Aksoyların bu kadar büyük şirket olduğunu bilmediği için kendisine kızdı. Adamla evlenecekti ama daha kim olduğunu araştırmamıştı. Kendisi gibi hukuk öğrencisine bu sorumsuzluğunu yakıştıramadı.

“Elbette hocam, bu da kabul edildiğime dair belge,” dediğinde adam genç kızın elinden hızla belgeyi almıştı. Şaşkınlıkla belgeye bakarken birden gülmeye başladı.

“Hocam iyi misiniz?”

“Bu ne demek biliyor musun Arya?” Arya gözlerini kısarak kendisine doğru sallanana belgeye bakmıştı. Hocası genç kızın şaşkın bakışları karşısında gülümseyerek devam etti.

“Bu yıllardır bir stajyer bile kabul etmeyen holdingin bizim üniversiteden öğrenci kabul ettiğinin kanıtıdır. O şirkete öğrenci sokmak için kaç üniversite uğraşıyor biliyor musun? Hemen hemen hukuk bölümü olan tüm üniversiteler.” Arya adamın heyecanına karşılık oldukça sakin davranıyordu.

“Bilmiyordum hocam, ben uğraşmadım sadece bir iki belge kontrol ettim ve beni stajyer olarak aldılar.” Arya’nın dalgınlıkla söylediği sözlerle adam hızla yerinden kalkmıştı.

“Sen holdingin dosyalarına mı baktın?”

“Evet, neden bu kadar şaşırdınız ki?”

“Kızım sen iyi misin? O şirkette ülkenin en iyi avukatları çalışır.” Arya hocasının sözleri ile yüzünü buruşturmuştu. ‘En iyi avukatlar onlarsa ülkede avukatlık çok başarısız demektir,’ diye düşünmeden edemedi.

“Bunu bilmiyordum. Benim staj başvuru belgelerimi alıp şirkete gitmem gerek hocam. Acil belgeleri teslim etmeliyim.” Adam hemen yerine oturarak bilgisayarından belgelerin çıktısını almaya başlamıştı. Bölüm sekreterine telefon ederek yanına çağırırken belgeleri imzalaması için bölüm başkanına göndermiş acil olduğunu bildirmesini söylemişti. Arya hocasının her bir sözünde şaşırsa da sakinliğini korumayı başarmıştı. Bölüm başkanının staj yerini görünce vereceği tepkiyi merak etse de yanında ki öğrencisini bırakıp başkanlığa gidememişti.

“Her şeyde bir hayır vardır Arya, bak diğer staj yerin seni geri çevirmiş olsa da onlardan daha iyi bir firmada staj yapacaksın. Belki de ilk yerde sana dava bile vermeyeceklerdi. Böylesi senin için daha iyi olacak.” Arya adama gerçekleri söyleyemediği için susmak zorunda kalmıştı. Birkaç dakika sonra odanın kapısı hızla açıldığında Arya panikle ayağa kalmıştı. Odaya giren bölüm başkanı ile genç kız yutkunurken adam hocasına dönerek elindeki belgeyi sallamıştı.

“Bu doğru mu?” başkanın sorusu ile genç kızın hocası gülümseyerek başını sallamıştı.

“Doğru hocam, öğrencilerimizden biri Aksoy Holdingde staj yapacak.” Hocanın sözleri ile bölüm başkanının gözleri genç kıza çevrilmişti.

“Stajyer öğrenci sen misin?” Arya başını sallayarak adama cevap vermişti.

“Evet hocam,” dediğinde adam gülerek genç kıza bakmıştı.

“Aferin kızım, bu hem senin hem de bölümümüz için büyük başarı. Stajında o şirketten bir şeyler öğrenmeye çalış bu senin için bulunmaz fırsat.”  Adam belgeleri imzalayarak genç kıza uzatırken Arya izin isteyerek hızla odadan çıkmıştı. İki hocasının arkasından keyifle güldüğünü duyduğunda başını iki yana sallamıştı.

“Kafayı yemiş bunlar!” genç kız kendi kendine konuşurken limandaki toplantıya yetişmek için acele ediyordu.

“Arya, hey Arya beni bekle.” Genç kız kendisine seslenen arkadaşı Zeynep’e kısa bir bakış atarak “Acelem var canım, sonra konuşsak,” dediğinde Zeynep yüzünü asarak ona bakmıştı.

“Son zamanlarda hep acelen var zaten,” dedi. Arya arkadaşını kırdığını düşünerek sıkıntıyla nefes almıştı.

“Hadi sende benimle gel,” Zeynep genç kızın arabasına binerken Arya tedirgindi. Arkadaşını izin almadan limana götürecekti. İçinden sorun çıkmaması için dua ederken genç kız “Nereye?” diye sordu.

“Limana, staj belgelerini vereceğim.” Arya’nın sözleri ile Zeynep şaşkınlıkla arkadaşına baktı.

“Staj mı? Sen stajını İstanbul da yapmayacak mıydın?”

“O iş iptal oldu, bazı sorunlar çıktı.”

“O zaman bu yeri hemen ayarlaman iyi olmuş.” Arya arkadaşına gülerek bakmıştı.

“Aslında ben ayarladım denemez. Tamamen olaylar kendi kendine gelişti. Akın Aksoy beni kendi kendine stajyeri ilan etti, bende kabul etmek zorunda kaldım.” Zeynep genç kızın sözlerine kısa bir duraksama yaşadıktan sonra tiz bir çığlık atmıştı. Onun ani çığlığı ile ürken genç kız direksiyon hakimiyetini kaybedip arabayı yalpalatırken son anda gelen korna ile arabayı kenara çekebilmişti.

“Kafayı mı yedin, ne bağırıyorsun? Az kalsın kaza yapacaktık.” Zeynep az önce olanlar yüzünden hem korkmuş hem de mahcup olmuş bir şekilde arkadaşına baktı.

“Özür dilerim, ben kedime hakim olamadım. Kızım sen ne dediğinin farkında mısın? Aksoy holdinge stajyer olarak gireceksin.” Arya arkadaşının bile evleneceği adamın durumunu kendisinden daha iyi bildiğini anlayınca morali bozulmuştu.

“Abartma istersen Zeynep, sadece bir staj.”

“Ama geleceği parlak bir staj. Oradan ayrılınca peşine düşecek şirketleri bir düşün istersen.”

“Kimsenin peşime düşeceği yok Zeynep,” diyerek arabayı yeniden trafiğe sokmuştu. Araba yavaş bir şekilde ilerlerken genç kız oldukça düşünceliydi. Limanın güvenlik kapısından içeriye girdiklerinde Zeynep dikkatle etrafı izlemeye başladı.

“Vay canına, dışarıdan bakınca bu kadar büyük olduğu anlaşılmıyordu.”

“Evet, içerisi oldukça büyük ve tehlikeli.” Araba ofislerin olduğu binanın önünde dururken Arya geri manevra ile arabasını park edip aceleyle aşağıya inmişti. Zeynep onu takip ediyordu.

“Bu acelen ne Arya? Beni bekle…” Arya arkadaşına kısa bir bakış atıp merdivenlere yöneldi.

“Toplantıya gireceğiz Zeynep, seni yalnız bırakacağım ama çıktığımda birlikte yemek yeriz.” Zeynep arkadaşına başını sallarken onunla birlikte hızla binaya girmişti. Ezberlediği ofise doğru adımlarını atarken kendisini görenlerin başlarıyla selam verişini aynı şekilde kabul ediyordu.

“Seni tanıyorlar.”

“Birkaç kez daha gelmiştim, tanımaları olağan.”

“Hayır, bu öyle bir şey değil Arya,” dediğinde ikili ofisin kapısını tıklayıp içeri girmişti. Odada Aras ve Akın bir dosya üzerine tartışıyordu.

“Sonunda gelebildin, birazdan başlayacağız.” Aras’ın sözlerine karşılık Akın genç kısa gözlerini kısarak bakmıştı.

“Misafirin olduğunu söylemedin.”

“Arkadaşım Zeynep, çıkışta işimiz vardı, gelmesinde bir sakınca olacağını düşünmedim.” Akın dikkatle Zeynep’e bakarken genç kız yutkunarak bakışlarını kaçırmıştı. Akın’ın bakışlarından tedirgin olmuştu. Elleriyle yandan askılı olan çantasını sıkarken genç adamın sorusu ile bakışlarını kaçırmıştı.

“Daha önce tanışmış mıydık?” Zeynep yutkunarak genç adamdan bakışlarını kaçırırken Arya arkadaşında ki garipliği anlasa da sessiz kalmayı tercih etmişti.

“Sanmıyorum, sizi daha önce görmedim.” Akın masanın arkasından ağır adımlarla çıkarak genç kıza doğru yaklaşmıştı. Düşünceli bir şekilde genç kızı incelerken Arya araya girerek Akın’ın bakışlarını kendi üzerine çekti.

“Arkadaşımı incelemen bittiyse konumuza dönelim.” Akın bir süre daha genç kıza bakarak toparlanmıştı.

“Neyse, işimize dönelim. Nasılsa ilerde belli olur.” Zeynep arkadaşına içinden minnet duyarken oldukça düşünceliydi. Limana gelerek büyük hata yapmıştı. Aras koltuğundan kalkarak masanın üzerinde ki dosyayı alıp kapıya yönelmişti.

“Toplantıya geçelim, biz gelene kadar Zeynep Hanım burada bekleyebilir,” dedi. Zeynep Aras’a bakarak hafif gülümserken Akın’ın kuzguni bakışlarının odağındaydı.

“Çıkalım artık,” Akın araya girip öne geçmişti. Aklında hala Zeynep denen kızı nereden tanıdığı düşüncesi dolanıyordu. Nasılsa hatırlardı!

***

Genç kız gergin bir şekilde odadan çıkan adamın arkasından bakarken arkadaşının şüpheci bakışlarından nasibini almıştı. Arya dudaklarını kıpırdatarak ‘sonra konuşacağı’ diye onu uyarırken Zeynep yutkunarak masanın önündeki koltuklardan birine oturdu. Elleri hala titriyordu. Yıllar sonra genç adamı görmek onun için sarsıcı olmuştu. Üstelik kendisini tanımasına ramak kalmıştı. Derin bir iç çekerek bir süre bulunduğu odayı inceledi. Arkadaşının bu aileye gelin gideceğini yeni yeni idrak ediyordu. Sıkıntıyla yerinden kalkarak denizi gören pencerenin yanına gitti. Bir süre denize bakarak düşüncelere dalmıştı. Aklı yıllar önceki bir ana gitti.

Beş yıl önce!

Genç kız elinde ki kağıt ile koşturarak evine doğru giderken oldukça heyecanlıydı. Büyük bir uğraş sonucu çalışmasının karşılığını almıştı. Ailesi ona bu yıl da üniversiteyi kazanamazsa bir daha sınava giremeyeceğini söylemiş ve kendisini isteyen aileye vereceklerinin sinyalini vermişti. Elinde tuttuğu kağıt ile evlenmekten kurtulduğunu düşünüyordu. İki katlı küçük ahşap evin kapısından içeriye bağırarak girerken annesi ve kardeşi korkuyla ona bakmıştı.

“Anne, anne kazandım, üniversiteyi kazandım.” Kadın kızının heyecanına karşılık gülümseyerek ona bakmıştı.

“Çok şükür, hangi üniversite? İnşallah fazla uzak değildir. Baban göndermez yoksa.”

“Merak etme anne, ikinci tercihimi kazandım. Bir yere gitmiyorum, burada merkezde okuyacağım. Hem hukuk!” dediğinde kardeşi sevinçle ablasının boğazına atlarken kadın iki çocuğunun sevincine bakarak kızının iyi bir bölüm kazandığını düşünmüştü. Ailesi onu okutmamıştı. Evlendiğinden beri de kocası sayesinde dışarıyla pek işi olmamıştı. Bu yüzden Zeynep arada annesine kızıyordu. Yarın bir gün babasına bir şey olsa annesi ortalıkta öylece kalacaktı. Alışveriş yapmayı bile bilmiyordu annesi. Cam bir fanusun içinde güvenli bir bölgede yaşamını sürdürüyordu. Bildiği tek şey bağ bahçe işleriydi.

“İyi bari, baban sevinecek burada okumana.”

“İnşallah anne, inşallah sevinir de şu evlilik işini kapatır.” Kadın kızının saçını okşayarak gülümsemiş ve az önce çıktığı mutfağa geçmişti.

“Abla, şimdi sen avukat mı olacaksın?” Zeynep kardeşinin neşesine ortak olarak “Evet,” dediğinde kardeşi gülümseyerek ona sarıldı.

“O zaman evlenmene de gerek kalmadı. Hep benimle kalacaksın.” Zeynep kardeşinin sözlerine gülerken arkadaşlarına haber etmek için evden ayrılmıştı. Önce Arya’ya sonra da diğer arkadaşlarına uğramaya karar verdi. Arya’nın da aynı bölümü kazandığını öğrenince sevindi iki katına çıkmıştı. Diğer arkadaşlarına doğru ilerlerken köşe başında gördüğü kişiyle duraksamıştı. Kendisine doğru gelen adamı yutkunarak izlerken adımları yavaşlamıştı. İçinden bir sorun çıkmaması için dua ederken önüne düşen gölgeyle duraksadı.

“Nereye?”

“Seni ilgilendirmez.” Genç kız etrafına bakınırken adamın kendisine daha da yaklaştığını fark edememişti.

“Ne demek ilgilendirmez, yakında karım olacaksın. Ayağını denk al, ortalıkta fazla dolanma.” Zeynep adamın sözleri ile hızla başını kaldırıp öfkeyle ona baktı.

“Ben kimsenin karısı olmayacağım, hele senin hiç. Önümden çekil şimdi!” genç kızın ani çıkışı ile adam sinirlenerek Zeynep’in kolunu yakalamıştı. Uyguladığı baskıyla genç kızdan acı bir inilti koparken adam hiddetle ona söylenmişti.

“Sözlerine dikkat et, ne yaparsan et benimle evleneceksin. Duydun mu beni,” dediğinde Zeynep kolunu kurtarmaya çalışıyordu.

“Ne oluyor burada?” ikili arkalarından gelen sesle duraksarken Zeynep dolu gözleriyle genç adama bakmıştı.

“Seni ilgilendirmez.” Öfkeli sesin karşısında yanlarına gelen adam genç kızın kolunu tutan bileği yakalayarak sıkmaya başlamıştı. onun baskısı ile Zeynep kolunu kurtarırken ağlamak üzereydi.

“Bu adam seni rahatsız mı ediyor?” Zeynep gelen soruya cevap vereceği sırada adam araya girerek konuşmuştu.

“O benim nişanlım, sen karışma.” Zeynep kendisine dönen bakışlarla yutkunarak başını iki yana sallamıştı.

“Ben onun hiçbir şeyi değilim,” dediğinde adam öfkeyle tıslamıştı.

“Bunun hesabını sorarım,”

“Kız seninle alakası olmadığını söylüyor. Şimdi gitmezsen sonu kötü olur.”

“Asıl karışırsan senin için iyi olmaz.” Adamın tehdidine karşılık genç adam gülümsemişti. Cebinden çıkardığı kartını adama uzatarak “Ben Akın Aksoy, benimle bir derdin varsa bu adreste bulabilirsin. Şimdi buradan gitmezsen elimden bir kaza çıkacak.” Genç adamın adını Zeynep hiç unutmamıştı. Daha on dokuz yaşında kendisini korumaya çalışan Akın’ı bir daha görmemiş olsa da onu unutmasına imkan yoktu.

“Teşekkür ederim, adınızı keşke söylemeseydiniz, başınıza bela olmaz inşallah.” Zeynep’in sözleri ile Akın genç kıza dönmüştü.

“Merak etme ufaklık bana bir şey yapamaz. Şimdi sil gözünü eve git.” Zeynep ağladığının farkında bile değildi. Başını sallayarak hızla eve doğru giderken arada arkasına dönerek hala kendisini izleyen genç adama bakıyordu. Gözden kaybolana kadar da bu durum devam etmişti. O günden sonra babasına olanları anlattığında adam öfkeyle evden çıkmış birkaç saat sonra da aynı öfkeyle eve dönmüştü.

“Bu iş bitmiştir, evlilik olmayacak. Sende edebinle okulunu oku, ayaklarının üzerine dur,” dediğinde Zeynep o gece mutluluktan sabaha kadar uyuyamamıştı.

Genç kız düşüncelerinden çıkarken yıllar sonra kendisini kurtaran adamla karşılaşmayı beklemediği için hala şaşkındı. Üstelik bu güne kadar adını da unuttuğuna inanamıyordu. Beş yıl genç adama daha bir olgunluk sağlamıştı. Bedeni daha bir gelişmiş, gözleri hala bir muzip olmuştu. Eğlenceli bir karaktere sahip olduğu hemen anlaşılıyordu. Başını iki yana sallayıp denizin üzerinde oluşan kara bulutları izlemeye başlamıştı. Hava iyice bozuyordu ve bu durum ruh haline de yansımaya başlamıştı. Akın ile fazla yan yana gelmemeye karar verirken genç adamın kendisini hatırlamasını istemediğini fark etti. Neden bu şekilde hissettiğini bilmese de Akın’ın kendisini tatsız bir olayla hatırlamasından hoşlanmayacağını düşünüyordu. Odanın kapısı hızla açıldığında genç kız boş bulunarak yerinde sıçradı.

“Bu olanlara inanamıyorum, hukuk firmasını yeninden gözden geçirmemiz gerekiyor.” Aras’ın sinirle söylediklerini Akın da aynı sinirle kabul etmişti. Arya iki kardeşin peşinden odaya girdiğinde arkadaşı ile göz göze geldi.

“Dosyaların hepsinin incelenmesi lazım, bu aylarca sürebilir.”

“Sadece size dosyayı onaylayan avukatın verdiği sözleşmeleri incelemeniz yeterli olacaktır.” Arya’nın araya girmesi ile Akın ona bakmıştı.

“Doğru, sadece problem olan dosyaları imzalatan avukatı incelemeye almalıyız.”

“Şey…” Zeynep araya girmek için konuştuğunda üç kişinin bakışları ona dönmüştü.

“İşiniz çoksa bana bir taksi çağırırsanız gidebilirim.” Zeynep’in sözleri ile Arya araya girerek arkadaşına bakmıştı.

“Beraber çıkarız canım, benim işim bitti.” Arya bakışlarını Aras’a çevirerek onay beklemişti. Aras genç kıza başını sallayarak onay verince genç kız izin isteyerek çantasını alıp kapıya yöneldi.

“Biz çıkalım, sonra görüşürüz.”

“Yarın onda burada ol, dosyaları birlikte inceleyeceğiz.” Akın’ın sözleri ile Arya onu onaylarken stajının da başlamış olduğunu anlamıştı.

“Size kolay gelsin, hadi Zeynep çıkalım.” Genç kız iki kardeşe kısa bir baş sallaması ile selam verirken kapıya doğru ilerledi. Arya’nın açtığı kapıdan çıkacağı sırada Akın’ın “Büyümüşsün ufaklık,” dediğini duyunca yutkunarak genç adama dönmüştü. Akın tek kaşını kaldırarak Zeynep’e bakarken Arya ve Aras’ın şaşkın bakışları arasında “Bir gördüğüm yüzü bir daha unutmam ufaklık, iyi olmana sevindim,” dediğinde Zeynep hangisine şaşırdığını kavramaya çalışıyordu. Akın’ın kendisine ‘ufaklık’ demesine mi yoksa kendisini hatırlamasına mı?

“Teşekkür ederim, sizi yeniden görmeyi ummuyordum. Şaşkınlığıma verin.” Akın kızın mesafeli konuşmasına karşılık hafif gülümsemişti.

“Siz tanışıyor musunuz?” Aras’ın sorusu ile Akın abisine bakarak cevap verdi.

“Kısmen de olsa yıllar önce karşılaşmıştık.” Arya genç adamın cevabı karşısında arkadaşına imalı bir şekilde baktı. Zeynep bakışların yoğunluğuna daha fazla dayanamayarak izin isteyerek hızla odadan çıkmıştı. Arya arkadaşının peşinden giderken arabaya kadar sessiz kaldı.

“Söyle bakalım Zeynep Hanım, Akın’ı nereden tanıyorsun?” Arya arabanın kapısını kapattığında hemen arkadaşına dönmüştü.

“Anlatırım bir ara, tam tanıyor sayılmam.”

“Ama sana ufaklık diyebilecek kadar samimisiniz anlaşılan.”

“Yok öyle bir şey.” Arya arkadaşının kızaran yüzüne gülümseyerek bakıp arabayı çalıştırmıştı. Bir süre sessiz ilerleyen ikili yemek yemek için meydana giderken Zeynep’in de Arya’nın da aklı geride bıraktıkları adamlarda kalmıştı.

***

Bu bölüm biraz durağan geçti ama sonraki bölümler için böyle sade bölümler şart. Umarım yorumlarınızı eksik etmezsiniz.

12.BÖLÜM <<<<<——>>>>> 14.BÖLÜM

8961cookie-checkTatlı Hata 13. Bölüm
mermaridyy hakkında 333 makale
Yasemin Yaman KTÜ Orm. End. Müh. mezunu. Şuanda Parola Yayınlarında yazar. Hobileri yazmak, müzik dinlemek, basit çizimler yapmak ve manga okumak. Benim Küçük Gelinim ve Göremediğim Sen, Sen Olmadan Asla, Kara Duvak, Hep Seni Bekledim adında beş kitabı basıldı.

26 yorum

  1. Ellerine sağlık yazarcım
    Bu arda ben Akın ile Alya arasında birşeyler olacak diye bekliyordum❤ umarım onlar olur.
    Zeyneple Akın olmaz umarım Bence Aslanla çok güzel olurlar

  2. Cevap verdiğiniz için Teşekkür ederim:)) Buarada ben yorum atamıyordum :(( Sitedeki yenilikten sonra yorumlarım gelmeye başladı:)) bütün hikayelerinize artık bol bol yorum atıcam.:)))

  3. Harika bir çif doğuyor ben aslan ile alyayı yakıştırmıştım şimdi akın ile Zeynep mükko olmuş bayıldım İnşallah çiftler böyle devam eder değişiklik olunca büyüsü bozuluyor aşkın

  4. Güzel bir bölümdü zeynebide stajyer olarak alacaklar diye düşündüm bir ara bende hwrkes gibi akın ve zeynep aşkımı acaba dedim olabilir aslında çünki aslan alya nın güzelliğinden etkilenen biri tabi cenk de var ooo seçenek çokmuş

  5. Ellerinize emeğinize sağlık sayın yazarım çok güzel bir bölüm olmus yine. Akın ve Zeynep iyi bir çift olacak gibi ama o kaynana ve o görümce ne yapar bilemedim şimdi. Bizim kızlar sirkete de iyi gelecek sanki

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*