Tatlı Hata 34. Bölüm

Merhaba arkadaşlar. Bu bölüm konu konuyu açtı sanki bana öyle geldi. Tüm çiftlerimize değindim biraz. Yavaş yavaş finale yaklaşıyoruz. Bakalım ne olur. Keyifli okumalar!

–**–

 Genç kız elindeki çay tepsisini mutfağın tezgahına bırakırken yanına yaklaşan arkadaşına bakmıştı.

“Sen neden ayaktasın?” Arya sıkıntıyla nefesini dışarıya verirken oldukça düşünceliydi. Son günlerde Aras ile ne zaman dışarıya çıksa içini garip bir his beliriyordu. Bedeni buz kesip tedirgince etrafa bakınıyordu. Zeynep arkadaşında ki durgunluğu fark edince kolundan tutarak mutfak masasındaki sandalyelerden birini çekip oturmasını sağlamıştı.

“Anlat bana Arya, neler oluyor?” Arya genç kızın arkasındaki kapıya bakarak kimsenin gelmediğinden emin olduktan sonra son birkaç gündür başlarına gelen küçük olayları anlatmaya başlamıştı. Gelinlik seçmeye gittiklerinde şüpheli bir şekilde üzerlerine gelen araba, merdiven çarpmaları ve izlenme hissi. Zeynep dişlerini sıkarak genç kızı dinlerken ona belli etmemeye çalışıyordu.

“Zeynep, sence garip değil mi?”

“Aras’a söyledin mi?”

“Aras’a söylersem endişelenir. Zaten kazandan sonra daha bir üstüme düşer oldu.”

“Yine de ona bahsetmelisin. Biliyorsun işi gereği düşmanı olabilir.”

“Zannetmiyorum, ben gerginliğim yüzünden yanılmış olabilirim.” Zeynep düşünceliydi. Arkadaşının hislerine her zaman güvenirdi. Arya bir şeylerden şüphelendiyse yabana atılmayacak bir durum olmalıydı. Uzanarak kızın elini tuttu.

“Sen yine de dikkatli ol Arya. İki gün sonra kınan var.” Zeynep gülümseyerek yerinden kalkmıştı.

“Nereye?”

“Bu gün limana gitmeliyim canım, staj dosyamı imzalatmadım daha. Okula teslim etmeliyim.”

“Sunum ne zaman olacak biliyor musun?” Zeynep başını iki yana sallayarak okula soracağını bildirmişti. Arya arkadaşını yolcu etmek için kapıya yönelirken salondan gelen seslere gülümsemişti. Alya yine telefonda Serdar abisiyle konuşuyor olmalıydı. Serdar Ankara’ya Gülten hanımla evini toparlamaya gitmişti. Gülşen abisinin isteği üzere onlarla gitmemişti. Dayılarının kötü bir şey yapabileceğinden şüphelenmişti.

“Ben çıkıyorum, seninkine söyle fazla bağırmasın.”

“Hadi enişte beye selam söyle!” Arya’nın sözleri ile Zeynep kaşlarını çatmıştı.

“Şuna şöyle deme Arya, sana söylediğime beni pişman etme.” Genç kız arkadaşının çıkışına gülerek karşılık vermişti.

“Yalan mı? Akın ciddi düşündüğünü sana söylemedi mi? Kayınımı daha ne kadar bekleteceksin. Benimle elti olacaksın daha ne istiyorsun?” dediğinde Zeynep yalancı kızgınlıkla arkadaşına baktı.

“Sırf bu yüzden kabul etmiyorum.”

“Aşk olsun Zeynep, ben kötü elti mi olurum sana!” Arya dudaklarını büzerken Zeynep başını iki yana sallayarak ona gülümsemişti.

“Artık sana kanmıyorum. Ayrıca beklesin işi ne.”

“Fazla naz aşık usandırır canım. Kocamın kardeşi diye demiyorum ama Akın’ın çok gideri var. Akbabalar kapıda sıra olmuş durumda. Elini çabuk tutmalısın.” Arya’nın sözleri ile Zeynep’in kaşları gerçekten çatılmıştı.

“Kimmiş o akbabalar?” Arya şaşkınlıkla arkadaşının yüzüne bakmıştı. o şaka yapmak istemiş ama Zeynep onu ciddiye almıştı. Bu durum karşısında zehir beyni hemen çalışmaya başlamıştı. İçinden Akın’a acıyarak imalı bir ifade ile tırnaklarına bakmaya başladı.

“Bilmem, Aras söyledi. Asiye babaanne Akın içinde kız bakıyormuş. Biliyorsun, Aras ile düğünümüz olduktan sonra sıradaki hedefi Akın olacak. E oğlanın yaşı da geldi. Söz konusu Asiye babaanne olunca ona karşı gelmekte zor biliyordu. Akın babaannesinin ayarladığı adaylarla görüşmeye gidebilir.”

“Öldürürüm onu!” diyerek hızla kapıdan çıkıp giden Zeynep’in arkasından gözleri büyüyerek bakan Arya birkaç dakika öylece kapanan kapıya bakmıştı.

“Neden orada dikiliyorsun. Sana dinlenmen gerektiğini söylemedik mi? Düğünde ayakta durman için şu birkaç günü dinlenerek geçir.”

“Ben iyiyim Alya, sen abimle ne konuşuyordun?”

“Gülşen’i soruyordu. Eve gelip gelmediğini aklınca kontrol ediyor. Bende genç bir adamla okula gittiğini söyledim.”

“Ne yaptın?” Alya omzunu silkelerken Arya “Akıllanmazsın Alya,” diyerek tepkisini göstermişti.

“Ne yapayım Arya, kızı bunaltmasına izin mi vereyim. Gülşen okul kaydı için gerekli olabilecek belgeleri araştırmaya gitti.”

“Ama kayıtlara çok var. Hem o yatay geçiş yapmıyor mu?”

“Evet, okulda üst sınıflardan birkaç kişi ile tanıştırdım. Kampüste bölümü gezdirecekler.”

“Alya yengeni tanımadığı kişilerle nasıl yalnız bırakırsın.”

“Alışması gerek Alya, kızlar iyi merak etme. Güvenmediğim kimseye abimin sevdiceğini emanet edemem.” Alya ve Arya salona geçerken Alya masanın üzerinde ki çerezleri alarak televizyonun karşısına geçmişti. Arya kardeşinin yanına giderek oturdu.

“Sen nasılsın? Okul bitti, staj da bitti bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsun?”

“Henüz karar vermedim.”

“Geçenlerde dayımla konuştum. Seni asistanı yapmak isteyen profesöre ters yapmışsın.” Alya yüzünü asarak bakışlarını kasedeki çerezlere dikmişti.

“Boş ver, bunu düşünmek için erken.”

“Ne oldu Alya, seni kızdıran ne? Belli bir sorun oldu.”

“O adamdan hoşlanmadım. Bu yüzden kabul etmedim.” Arya hemen yerinde dikelmişti. Gözlerini kısarak ikizine bak.

“Anlat hemen!” Arya’nın taviz vermez sesi ile Alya gözlerini kapatmıştı.

“Bazen ikiz olmasaydık diyorum. Beni bu kadar iyi analiz etmenden hoşlanmıyorum.”

“Alya?”

“Adam beni taciz etmeye kalkıştı.” Alya gözlerini yara bancı çeker gibi bir anda konuşmuştu.

“Ne yaptı?”

“Duydun, adam asistan aramıyor, kendine sevgili arıyor.” Arya hızla yerinden kalkarak ikizine bakmıştı. Oldukça sinirliydi. Salonda bir ileri bir geri dolanırken ikizinin karşısına duraksamıştı.

“Sana dokundu mu?”

“Elbette hayır, sence ben izin verir miyim?” Alya tek kaşını yukarı kaldırırken Arya şüphe ile ona bakmaya başladı.

“Ne yaptın?” Alya omzunu silkelerken Arya sorusunu tekrarlamıştı.

“Sana ne yaptığını sordum Alya, adama ne yaptın?”

“İşe yaramaz yerini kullanılamaz hale getirdim. Bir süre sevgilisine yaklaşamaz!” dediğinde Alya umursamaz bir şekilde yeniden televizyona dönmüştü.

“Ne yani onu şikayet etmedin mi?”

“Etsem ne olacak Alya, kimse bana inanmazdı. Kaç yıllık hoca okulda.”

“Bu şekilde olayı kapatamazsın. Sen kendini korudun ya başkasına da aynısını yaparsa?” Alya kardeşinin sorusu ile duraksamıştı. Gözlerini kısarak Arya’ya baktığında Arya’nın kollarını bağlamış kendisine baktığını görmüştü.

“Yapar değil mi?” Arya başını sallarken Alya da sinirle yerinden kalkmıştı.

“Onu hadım etmeliydim, bu şekilde kimseye bakamazdı.”

“Alya, stajdan bu yüzden mi erken döndün? Cenk hocaya nedenini söyledin mi?”

“Tabii ki hayır, ona nasıl söyleyecektim. Okul tatil kimse bana inanmazdı.”

“Cenk inanırdı, ona anlatmalıydın.”

“Anlatamazdım Arya, sende kimseye anlatma. Ben…”

“Neden?”

“Utanırım, yüzüne bakamam Arya,” dediğinde Arya ikizinin omuzlarını tutarak kendisine bakmasını sağlamıştı.

“Sen utanılacak bir şey yapmadın Alya, sakın bir daha bu şekilde konuşma. Bu olanlar senin hatan değildi.”

“Biliyorum ama…” Genç kızın susması ile Arya da susmuştu. Sıkıntılı bir şekilde yeniden koltuğa yan yana oturdular.

“Bundan sonra ne yapacaksın? Hala kendi işini kurmakta kararlı mısın?”

“Yüksek lisans yapmayı düşünüyorum.” Alya’nın sözleri ile Arya hızla ona dönmüştü. İkizi ilk kez bu konuda konuşuyordu.

“Gerçekten mi? Bu harika!”

“Sakarya da!” Alya’nın son sözleri ile Arya’nın yüzündeki gülümseme donup kalmıştı.

“Sakarya mı? Sen…”

“O adamı mahvedeceğim, bana bulaştığına pişman edeceğim.”

“Alya yapma! Bunun için o okulda okumana gerek yok. Burada devam edebilirsin.”

“Biliyorum ama ben Sakarya’da devam etmek istiyorum. Hem bu şekilde bahçenin projesine devam edebilirim.” Arya şüpheyle ona bakarken Alya gözlerini kaçırarak sesi kısık televizyona odaklanmıştı.

“Gitmek istemenin başka bir nedeni yok değil mi?”

“Başka ne nedeni olabilir ki?”

“Cenk hoca ve tatlı annesi gibi!” Arya gülmemek için kendisini zor tutuyordu. Alya ağır bir şekilde ikizine başını çevirirken gözlerini kısarak ona baktı.

“Cenk hoca ve Deniz teyze nereden çıktı şimdi?”

“Bilmem, bana ilgileri var gibi geldi.”

“Saçmalama Arya, ne alakası var. O adamın bana yapmaya çalıştığını başkalarına yapmasına engel olmak istiyorum.”

“Bunun için şikayetçi olabilirsin.”

“Tabi canım Serdar abim duysun adamı öldürüp polisliğini yaksın!” Alya’nın sözleri ile Arya gerilmişti. Biliyordu ki Serdar abisi bu olanları duyarsa Alya’nın dediği gibi polisliğini yakma pahasına olaya el koyardı. İkili bir süre daha sohbet ederken aile üyeleri bir bir eve gelmeye başlamıştı.

“***

Genç kız sinirli bir şekilde yolsan çevirdiği taksiye binerken limana doğru yola çıkmıştı. Arya’nın sözleri aklından çıkmıyordu. Asiye babaannenin Akın’a kız bakmaya başladığını öğrenmek içinde daha önce hiç bilmediği duygular oluşturmaya yetmişti. Araba liman kapısından içeriye girerek bina önünde durduğunda taksiden inerek hızla merdivenlerden tırmanmıştı. Akın’ın odasında olduğunu çaycıdan öğrendikten sonra kapıyı çalmadan hızla odaya girmişti.

Akın masasında belgeleri incelerken odasının kapısının hızla açılması ile bakışları kapıdan giren genç kıza dönmüştü.

“Zeynep, hayırdır bir şey mi oldu?” Akın yerinden kalkarak odanın ortasında kızgın bir şekilde kendisine bakan kıza yaklaşmıştı.

“Sana sormak lazım, hayırlı olsun evleniyormuşsun!” Akın kızın ağzından çıkanlara karşı şaşkınlığını gizleyememişti.

“Ben mi, kiminle?” Akın’ın eğlenen ifadesi Zeynep’i daha da sinirlendirmişti.

“Ben ne bileyim, birde dalga geçiyorsun öyle mi?”

“Aşk olsun güzelim neden seninle dalga geçeyim. Gel otur şöyle de konuşalım.” Kızın kolunu tutunca Zeynep hızla kolunu geri çekmişti.

“Dokunma bana, sen git evleneceğin kadına dokun.”

“La havle…” Akın bir eliyle yüzünü sıvazlarken açık olan kapıyı kapatarak Zeynep’in önünde durmuştu.

“Neler oluyor Zeynep, bu evlilik meselesi de nereden çıktı?”

“Ha evlenmeyeceksin yani…”

“Şuanda öyle bir durum yok.”

“Ne yani beni oyalıyor musun sen?” Akın kızın ani çıkışı ile şaşkına dönmüştü.

“Seninle ne alakası var şimdi Zeynep, sanki kabul ettin de evlenmedik.”

“Kabul etsem evleneceksin yani?” Zeynep’in sürekli çelişen sözlerini Akın takip etmekte zorlanıyordu. Kızı zorla odadaki sandalyeye oturtarak hemen önünde ki masaya oturup kızı kıskacına aldı.

“Güzelim, sakinleş biraz. Derin nefes al ve bana ne olduğunu söyle. Bu evlilik meselesi nereden çıktı?”

“Arya söyledi, Asiye babaanne sana kız bakıyormuş.”

“Bu yeni olan bir şey değil ki Zeynep, babaannem on sekiz yaşına girdiğimden beri bana da abime de kız bakmaya başladı.”

“Ne? O kadar erken mi?” Zeynep genç adama gözlerini kocaman açarak bakarken Akın onun meneviş gözlerine yeniden vurulmuştu.

“Şu menevişlerini açıyorsun ya, nefesim kesiliyor.” Zeynep gelen itirafla yutkunarak bakışlarını kaçırmıştı. Genç kız çareyi konuyu değiştirmekte bulmuştu.

“Evlenmiyorsun yani?” Akın kızın mahsun sorusuna gülümseyerek karşılık vermişti.

“Sen kabul edene kadar evlenmeye niyetim yok.”

“Ya hiç kabul etmezsem?”

“O zaman yaşlı dede olana kadar bekleriz.” Akın’ın şakacı tavrı kızı güldürmüştü. Derin bir iç çekerek kızın gülümsemesini izleyen Akın elini uzatarak yanağında oluşan gamzeye dokunmuştu. “Bir yüz kası rahatsızlığının birine bu kadar yakışması haksızlık.” Zeynep adamın gözlerine dalıp giderken Akın bir süre sonra göz iletişimini keserek yerinden kalmıştı.

“Ne içersin, geleceğini bilseydim seni almaya gelirdim. Bu gün gelmeyeceğini söylemiştin oysa!” Zeynep genç adamın sözleri ile neden geldiğini hatırlamıştı.

“Seninle önemli bir konuda konuşmamız gerekiyor.” Genç kızın aniden ciddileşmesi ile Akın da ciddileşmişti.

“Ne oldu?” Zeynep Arya ile olan konuşmasını genç adama anlatırken oldukça tedirgindi. Sözlerini “Arya’nın bu zamana kadar yanıldığını görmedim Akın, bir şeyler yap!” dediğinde Akın büyük pencereye doğru ilerledi. Dalgaların kıyı taşlarını dövüşünü izlerken oldukça düşünceliydi.

“Akın?”

“Merak etme, bununla ilgileneceğim.”

“Ya ona bir şey olursa, biliyorsun geçen günkü kazada şüpheliydi.”

“Farkındayım Zeynep, sen endişelenme.” Zeynep genç adamın yanına yaklaşarak onunla birlikte dev dalgaları izlemeye başlamıştı. Bir süre sessizce duran akın telefonla konuşacağını söyleyerek ofisten dışarıya çıktı. Yaklaşık yarım saat sonra geri döndüğünde ise genç kızı koltukta uyuya kaldığını görünce yüzündeki gülümseme büyümüştü.

***

“Hayatım ben çıkıyorum, yarım saatte oradayım.” Aras genç kızı aradığında Arya uykusundan yeni uyanıyordu. Ertesi gün kına gecesi olduğu için bindallısını almaya gidecekti. Aras kızı biran oldun yalnız bırakmıyordu.

“Senin gelmene gerek yok dedim Aras, biz Alya ile gider alırız.”

“Kızı yorma Arya, her anında yanında olmak istiyorum. Hem evimizin son haline de bakarız.” Arya gülümseyerek bir süre sonra misafir olarak kalacağı odasına bakmıştı. İçinde bir burukluk olsa da mutluydu. Güzel bir çocukluk geçirmiş sevgi dolu bir ailede büyümüş olsa da bu mutluluk çok farklıydı. Aklına gelen şeyle heyecanla mesaj çekti.

“Gelirken küçüğümü de getir,” diye.

Yatağından kalkarak dolabına doğru ilerledi. Giyeceği kıyafetleri hazırlayarak banyoya geçtiğinde yine içine bir ürperdi dolmuştu. Sıkıntıyla içini çekerek abdest aldı. Aynada ki yansımasına dikkatle bakarak hafif gülümsemişti.

“Sakin ol Arya, bir şey olmayacak. Allah’ın izni ile iyi olacaksınız!” diye kendi kendine konuşurken odasının içinden seslenen annesinin sesini duymuştu.

“Efendim anne?” odaya elinde havlusu ile girdiğinde Emine Hanım kızına hüzünlü gözlerle bakmıştı.

“Kahvaltı hazır kızım, hadi seni bekliyoruz.”

“Geliyorum anne,” diyerek yatağının üzerinde ki kıyafetleri alıp yeniden banyoya girmişti. Emine Hanım bir süre kapanan kapıya bakarak gözlerine dolan yaşları geri göndermeye çalışmıştı. Odadan çıkarak salona giderken kocası ile göz göze gelmişti. “

“Yine mi Hanım, şu kızı ağlatmayın artık.”

“Ne yapayım Ahmet, kolay mı? Canımın diğer parçası evden ayrılıyor.”

“Çok uzağa gitmiyor Emine, kızı üzme. Bende üzülüyorum elmanın yarısı gidecek diye ama bir yandan da kızım mutlu olacak diye mutluyum. Bırak o da mutlu olsun.” Emine Hanım türbentinin kenarı ile gözünü silerek kahvaltı masasına geçmişti. O sırada Arya da giyinmiş bir şekilde salona girmişti. “

Hayırlı sabahlar Türk ailesi, nasılsınız bu sabah!” diye şakıdığında Alya tek kaşını kaldırarak ikizine bakmıştı.

“Biz iyiyiz de sen ayrı bir keyiflisin sanki. Hayırdır.”

“Bilmem içimden geldi.” Arya ikizinin yanına otururken karşısında ki Gülşen’e gülümsemişti.

“Abimlerle konuştun mu Gülşen, işlerini halledebildiler mi? Ne zaman gelecekler?” Gülşen bakışlarını kaçırarak genç kıza cevap vermişti.

“Evi toparlamışlar, eşyaları önden gönderdiler. Annemler evleri satmak için emlakçı ile anlaştılar. Yarın uçakla geleceklermiş.”

“İyiymiş, sen neden bu kadar durgunsun o zaman?”

“Annem gelmeden içim rahat etmeyecek, orada dayımlarla karşılaşmasından korkuyorum.”

“Korkma bu kadar kızım, Serdar onlara göz kulak olur. Sen eşyaları nasıl yerleştireceğine karar ver.” Ahmet Bey araya girerek konuşmuştu. Bakışları Arya’ya kaydığında kızının hızlı bir şekilde kahvaltı yaptığını görünce duraksamıştı.

“Hayırdır kızım peşinden biri mi kovalıyor. Yavaş ye boğulacaksın.”

“Aras gelecek baba, bindallıyı almaya gideceğiz. Oradan da evdeki diğer eksikleri halledeceğiz.” Arya’nın sözleri ile Alya öne çıkmıştı.

“Hani birlikte alacaktık Arya, beni ekiyor musun?”

“Sen ve Gülşen kınanın olacağı mekana gidip hazırlıkları halletmeni istiyorum. Zaten seninle seçtiğimiz bindallıyı alacağım Alya, vakit kaybetmeyelim.” Alya anlayışla başını sallarken Gülşen’e dönerek imayla gülümsemişti.

“Hem Gülşen de mekanı görür beğenirse onun kınasını da orada yaparız.” Gülşen Alya’nın sözlerinden utanarak başını eğmişti. Arya kardeşine masa altından tekme atarak dudaklarını oynatarak “Uğraşma kızla,” diye söylenince Alya oralı olmayarak gülmüştü.

“Ne, kızarınca çok tatlı olmuyor mu?”

“Alya!” Ahmet Bey, Emine Hanım ve Arya aynı anda genç kızı uyarmıştı.

“Ne sizde hiç eğlenceli değilsiniz.” Alya yüzünü asarken Arya’ya gelen mesajla yerinden kalkıp izin isteyerek evden çıkmıştı. Binadan çıkar çıkmaz arabadan kendisine doğru koşan küçüğünü görünce Arya gülerek kollarını açmıştı.

“Küçüğüm, sen anneye mi geldin!” diyerek kızı kucakladığında arabaya yaslanıp kendilerini izleyen Aras’a gözleri takılmıştı. Arabaya aheste adımlarla ilerlerken genç adamın önünde durdu.

“Hayırlı sabahlar hatun!” Arya adamın hitabına kaşlarını çatarken Aras kızın tepkisine gülmüştü.

“Hatun!”

“Deneyeyim dedim, tepkini merak ettim. Yakışmadı sanırım.” Arya gülmemek için başını küçük kızın boynuna gömmüştü.

“Benimde sana beyim diye hitap etmemi mi bekliyorsun?” Arya dudaklarını kemirerek genç adama bakarken Aras’ın gözlerinin parladığını görünce şaşırmıştı.

“Bir itirazım olmazdı açıkçası, ağzına çok yakıştı.” Genç adamın sözleri ile Arya şaşırmıştı.

“Ciddi misin, sana bu şekilde mi seslenmemi istiyorsun?” Aras omzunu silkerken Arya geç kaldıklarını savunarak arabaya geçmişti. Küçük kızı sevmek için arka koltuğa geçtiğinde Aras homurdanmaya başlamıştı.

 “Kızımı kıskanmama neden oluyorsun Arya,” dediğinde Arya kahkaha atmıştı.

“Hadi çok işimiz var, hemen eve dönmem gerek.”

“Ama…”

“Aras, yarın kına var ve akşam evde bir sürü misafir olacak. Annem çok yoruluyor.” Aras sıkıntıyla nefes alırken başını sallayarak cevap vermişti. Nasılsa üç gün sonra bir daha ayrılmayacaklardı. Önce gelinlikçiye giderek genç kızın bindallısını almışlardı. Gelinliği ertesi gün eve teslim olacaktı. Arya gözüne kestirdiği küçük gelinliği Ecem için alarak kıza giydirmişti. Ayrıca Ecem için gelinliğin modelinde lila rengi elbise diktirmişti. Nedimelerinin hepsi lila rengi elbise giyecekti.

“Küçüğüme çok yakışacak.” Diyerek üzerine kıyafeti tutarken Aras sessizce onları izliyordu.

“Başka alacağın bir şey var mı Arya, usta aradı dolap için geliyorlarmış.”

“Bitti, hadi gidelim.” İkili yola çıkarak yeni yuvalarına doğru ilerlemeye başladı. Merkez ve ev arası fazla olmadığı için eve varmaları kısa sürmüştü. Bahçe kapısının güvenliğinden içeriye girdiklerinde Arya küçük kızı bahçede koşturması için yere bırakmıştı. Ecem koşarak kaykaya giderken Arya onu dikkatli bakışlarla izliyordu. İçine yerleşen şüpheyle etrafına bakınırken gözüne sürgülü kapının aralığında sabahtan beri dikkatini çeken araba çarpmıştı. Bakışları Aras’a çevrildiğinde onunda Ecem’i izlediğini görünce sessiz kalmıştı.

“Hadi eve bakalım.” Arya küçüğünü kucaklayarak eve girerken seçtikleri mobilyaların eve bu kadar yakışacağını düşünmemişti. Evin ve odaların büyük olması genç kız için bir artı oluştururken büyüklüğüne rağmen sade döşenmesi evi daha da ferah yapmıştı. Evin üst katları da oldukça güzle olmuştu. İki katta da yatak odası döşeyen ikili Ecem büyüyene kadar orta katta ki yatak odasını kullanmaya karar vermişti. Yatak odasından kapısı olan hemen yan tarafta ise Ecem için oda hazırlanmıştı. Başta kıyafet odası olarak düşünülen odanın Ecem için hazırlanmasını Arya istemişti. Küçüğünün yalnız kalmasını istemiyordu. En azından kendilerine en yakın odada kalmasını istemişti. Aras kızın düşüncesi ile mutlu olmuştu. Alt kattaki odalardan birine Asiye babaanne için de oda hazırlayan genç kız isterse onlarla yaşayabileceğini söylemiş ama yaşlı kadın kabul etmemişti.

“Arya, hayatım ne düşünüyorsun?” Arya terastan manzaraya bakarken oldukça düşünceliydi.

“Dalmışım, bir şey mi söylemiştin?” genç adama dönerken Aras dikkatle genç kızı inceliyordu. Son günlerde Arya’da ki tedirginliğin o da farkındaydı. Evlilik endişesi diye düşünse de artık emin olamıyordu.

“Arya, bir sorun mu var? Son zamanlarda çok dalgınlaştın!” Arya bakışlarını kaçırarak genç adama sokulmuştu. Kollarını beline dolayarak başını göğsüne yaslarken derin bir iç çekti.

“Bir sorun yok, sadece ailemden ayrılacağım için buruk hissediyorum.” Yalanda değildi genç kızın söyledikleri. Ailesinden ayrılacağı için oldukça üzgündü. Aras kızın tepesine dudaklarını bastırırken hafif gülümsedi.

“Çok uzağa gitmiyorsun Arya, bak abinin evi hemen karşımızda.” Arya adamın kinayeli sözleri ile kahkaha atmıştı. Evi düzerlerken Serdar her noktasına fikrini belirtmişti. Gülşen olmasaydı evi neredeyse kendisi düzecekti. Ayrıda iki yatak odasını da Arya’nın ailesi almıştı. Dayısının verdiği hediyeye karşı çıkan Ahmet Bey kızına yeni bir oda almış eve iki oda döşenmiş olmuştu. Genç kız olanları hatırlayınca kıkırdamıştı.

“Ne oldu, aklına yine ne geldi?”

“Abimin evi düzmeye kalkması, çok komikti değil mi?” Aras’ta genç kıza katılarak gülümsemişti. Evdeki işlerini halletmeleri üç saati bulmuştu. Ecem’in odası için özel olarak yapılan dolap kurulmuş ve ikili evin yolunu tutmuştu. Aras genç kızı evine bırakarak kendi evine doğru yola çıkarken Arya kapıdan içeriye girer girmez büyük bir kalabalıkla yüzleşmek zorunda kalmıştı. anlaşılan yoğun ve yorucu bir gün olackatı.

“Hoş geldiniz!” Arya kızların çekiştirmesi ile mutfağa geçerken yengesini bulaşıkları yıkarken gözünce yüzü asılmıştı. Esma yengesi günlerdir evi idare etmeye çalışıyordu. Gözleri Alya’yı arayınca kaşları iyice çatıldı.

“Yenge, Alya nerede?” Esma genç kıza gülümseyerek cevap verdi.

“Çocukları uyutuyor, nasıl geçti evde eksik var mı?”

“Yenge, sen biraz dinlen gerisini ben hallederim.” Esma’nın elindeki eldivenleri çıkarmak için davrandığında genç kadın ellerini geri çekmişti.

“Saçmalama Arya, yarın kınan var git misafirlerle ilgilen.”

“Sende çok yorumdun yenge, şu takımları ne olur makineye atsanız. Elde yıkamaktan ellerin mahvoldu. Anneme yeni bir takım alıp bunları çöpe attıracağım.” Arya’nın isyanına Esma gülmüştü.

“Annem bu antikaları seviyor, hayatta dokundurtmaz sana.” Arya’nın yüzü asılırken Esma ona gülümsemişti.

“Hadi sen içeri geç, herkes seni görmeye geldi.”

“Hakkını helal et yenge, benim yüzümden çok yoruldun.” Esma kızın sözleri ile kızmış gibi yaparak ona baktı.

“İyice saçmaladın Arya, sen benim kardeşimsin. Biliyorsun benim kız kardeşim yok, sen ve Alya buraya gelin geldiğimden beri beni asla dışlamadınız. Kardeşim olsa belki de sizin kadar bana yakın olmazlardı. Helallikte nereden çıktı.” Arya genç kadına sarılarak abisinin böyle bir kadını sevdiği için şanslı olduğunu düşünüyordu. Esma yengesi asla şikayet etmiyordu. Ailenin her işine hiç sıkılmadan koşturuyordu.

“Allah senden razı olsun yenge, hakkını ödeyemem.”

“Allah sizden de razı olsun canım. Hadi sen içeri geç benim az bir işim kaldı.” Arya salona geçerken onunla birlikte mutfağa giren kızların çoktan geri çıktığını görünce başını iki yana sallamıştı. Gece oldukça hareketli geçerken geç saatte uyuyan misafirler sabahın ilk ışıkları ile ayaklanmıştı. Ev toplama kampı gibiydi. Erkekler Selim abisinin evinde kalmıştı. Evde sadece kadınlar kaldığı için her yerde yer yatağı seriliydi. Sabah sersemi kalabalık el birliği ile ortamı toplarken her köşeden biri çıkıyordu. Aras erkenden gelerek evdeki kızları kuaföre götürürken Akın da Zeynep’i alarak onların yanına bırakmıştı. Öğleye kadar hazır olan kızlar yine Aras’ın onları almaya geldiğini duymalarıyla hemen cama koşmuşlardı. Genç adam Arya’yı ilk gördüğünde nefesi kesilmişti. Bordo bindallının içinde parlayan mavilerin buğulu bakışları adamı gafil avlamıştı. Kendilerini izleyenlerden soyutlanmış bir şekilde Arya’ya yaklaşarak dudaklarını genç kızın alnına bastırmıştı. Yüzünü ellerinin arasına alarak alnını genç kızın alnına dayadığında Arya gözlerini kapayarak derin bir nefes aldı.

“Bize bakıyorlar!” Arya’nın fısıltısını duysa da önemsememişti genç adam.

“Bakmasınlar, seni onlardan bile kıskanıyorum.”

“Aras, hadi gidelim.” Arya geri çekilerek bakışları kaçırmıştı. Kız arkadaşlarının kıkırtısı kulaklarına dolduğunda iyice kızarmıştı.

“Vay canına ikizim utandı!” Alya’nın sözleri ile herkes gülerken Aras baldızına bakarak “Aynı görünmenize rağmen ikinizde çok farklısınız baldız. Bazen seni alacak adama acıyorum.”

“Aaa aşk olsun eniştelerin bir tanesi… Çok ayıp…”

“Başka enişten yok zaten Alya, idare edeceksin artık.” Alya cevap vermek için ağzını açıp kapayınca Zeynep gülerek kızın kolunu çekmişti.

“Hadi gidelim artık, daha çok iş var.” Aras gurubu eve bırakırken bu kez iki arabaya bölünmüştü kızlar. Alya ve Arya Aras’ın arabasına binerken Akın’ın arabasına Gülşen, Zeynep ve birkaç kız arkadaşı daha binmişti.

“Saat beşte seni almaya gelirim. O zamana kadar kendine dikkat et.” Aras kızı evin kapısından içeriye sokarken içerden gene maşallah seslerine gülmüştü. Kızlar erkek anneleri tarafından mercek altına çoktan alınmıştı bile.

Arya kapıdan ayrılan genç adamın arkasından bakarken bir süre sonra kapıyı kapatarak arkasını döndüğünde gördüğü kişiyle donup kalmıştı.

“Sen…”

***

Sizce kim gelmiş olabilir. Arya’yı bu kadar şaşırtan kişi kimdir. Yeni gelen arkadaşlara teşekkür ederim. Küçükte olsa yorum yaparsanız sevinirim. Allah’a emanet olun.

33.BÖLÜM <<<<<——>>>>>> 35.BÖLÜM

15770cookie-checkTatlı Hata 34. Bölüm
mermaridyy hakkında 333 makale
Yasemin Yaman KTÜ Orm. End. Müh. mezunu. Şuanda Parola Yayınlarında yazar. Hobileri yazmak, müzik dinlemek, basit çizimler yapmak ve manga okumak. Benim Küçük Gelinim ve Göremediğim Sen, Sen Olmadan Asla, Kara Duvak, Hep Seni Bekledim adında beş kitabı basıldı.

15 yorum

  1. Bölüm için teşekkürler harikaydi emeğine sağlık Yazarcigim ❤️. Ahh Arya şüphelerinde haklı kesin ya sürekli takip edilmesi felan ama helallik felan alınca bir şekil oldum bir şey olmaz inşallah ;(;/ . Alya ve Cenk’i aşırı merak ediyorum yaa ❤️. Annesi geldi kesin sonda :@

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*