Kasım 29, 2021 Yazarı mermaridyy 3

GELİNCİK ÇİÇEĞİ

TANITIM

Kırların başına buyruk özgür çiçeğiydi o! Gördükçe insanı mutlu eden ama kırıldıkça hemen solan bir çiçek. Gözleri kamaştıran rengi olsa da tıpkı aşk gibi ne kokusu vardı ne de tadı. Tıpkı adı gibi hüzün çiçeğiydi o. Topraklarından ayrılınca başını eğen, doğallığını esarete vermeyen bir çiçek. Küçük bir rüzgarda dahi kanatları kırılan masum bir kalp.

Alya her zaman gülen yüzlü etrafına ışık saçan bir genç kızdı. Ne zaman ki ailesinden ayrılıp farklı bir şehre eğitim için gitmişti işte o zaman hayatının tamamen değişeceğinden habersizdi. Parlayan gözlerde yavaş yavaş hüzün yerini alacaktı. Özgür ruhu hiç istemediği duyguların ev sahibi olacaktı ve en önemlisi tıpkı dayısının dediği gibi o bir Gelin Çiçeği olacaktı. Adı gibi hüzün kokan, kavuşamayan aşıkların çiçeğiydi o!

“Neden bana gelincik diyorsun dayı?” adam yeğeninin sorusuna hafif gülümsemişti.

“Çünkü sen gelincik çiçeğinden bir parçasın!”

Alya adamın sözlerine şaşırmıştı. İlk kez bir çiçeğin anlamını merak ederek araştırma yapmaya karar vermişti. Açtığı ilk sayfada ise aldığı yanıt “Hüzün çiçeği,” olmuştu. Kavuşamayan aşıkların çiçeği. Genç kız dayısına kısa bir bakış atarken onun hislerini ne zamandan beri bildiğini düşünmeye başladı. Dayısı biliyordu ve tek kelime etmiyordu. Alya aşkı iliklerine kadar hissediyor ama ne kokusunu ne de tadını alabiliyordu!

***

1 ARALIK’ta görüşmek üzere!

16730cookie-checkGELİNCİK ÇİÇEĞİ