Cesur 28. Bölüm

Merhaba arkadaşlar. Umarım bölümü seversiniz. Keyifli okumalar!

***

Genç adam karşısında gözü dönmüş adamla ileri atılırken patlayan silahla kendini yere savurmuştu. Aklında sadece kardeşi vardı. Başını kaldırıp kardeşini görmeye çalıştığında Asaf’ın onu koruma altına aldığını görüp rahatlamıştı. Soner rast gele etrafa ateş ederken birden yükselen seslerle genç adam koruma altına aldığı başını kaldırıp adama uyarıda bulunan polis memurlarına bakmıştı.

“At silahını teslim ol!” polisin uyarısına aldırmayan Soner etrafına bakınmaya başlamıştı. Bu sırada Cesur sürünerek kolanın arkasına geçmeyi başarmıştı.

“Geri dönmemeliydin Cesur, dönmemeliydin!” diye bağıran adam etrafa ateş açarak hastanenin içine doğru ilerlemeye başlamıştı. Hastaneyi avucunun içi gibi bildiği için arka taraftan kaçabileceğini düşünüyordu. Soner koridorda ilerlerken son anda asansöre binmeyi başarmıştı. Cesur onun aşağı kata indiğini görünce polislere dönerek “Alt otoparktan kaçacak,” dediğinde adamlar hemen etrafa dağılmıştı. Cesur kardeşine doğru ilerlerken dejavu yaşadığını düşünüyordu. Asaf yine Çisil’i korumak için üzerine kapanmıştı.

Genç kız korkuyla abisine bakarken birden kendini yerde Asaf’ın altında bulmuştu. Genç adam kızın başını göğsüne saklayarak “Sakin ol, korkma,” diyerek ona telkinler verirken Çisil fısıltı gibi “Abim,” diye ona karşılık vermişti. Genç kız korkudan yerinden kıpırdamazken Asaf onu koruyabilmek için her silah sesinde kız daha çok kendine çekmişti.

“Asaf,” diye titreyen bir sesle konulan Çisil adamın üzerinde kıpırtısız oluşundan hoşlanmamıştı. Adamın yeniden vurulmuş olma ihtimali genç kızı oldukça korkutmuştu.

“Asaf cevap ver korkutma beni.” Kızın ağlamaklı sesi adamı kendine getirmişti. Başını hafif geri çekerek göğsüne sığınan kızla göz göze gelmişti.

“İyi misin?” Çisil dar alanda yapabildiği kadar başını sallamıştı.

“Ben iyiyim sen iyi misin? Vurulmadın değil mi?” Çisil’in gözleri dolu dolu olmuştu. Asaf bu durumdan hoşlanmazken başını kaldırarak sakinleşen ortamı gözlemlemişti.

“Merak etme vurulmadım. Hadi buradan uzaklaşalım.” Asaf yerinden kalkarak kızı da elinden tutup kaldırmıştı. Cesur hızlı adımlarla onlara doğru ilerleyerek Çisil’i kollarının arasına çekip şakağını öpmüştü.

“İyi misin?” Çisil korkudan titriyordu.

“Sen iyi misin?” Çisil başını sallarken abisine daha sıkı sarılmıştı. Cesur’un bakışları kendilerine bakan Asaf’a takılmıştı. Genç adamın bakışları arada etrafına tedirgin bir şekilde dolanıyordu.

“Soner yakalandı mı?” Cesur Asaf’ın sorusuyla genç adam kaşlarını kaldırarak cevap vermişti.

“Polisler peşinde, büyük cesaret gösterdi.” Cesur kardeşini rahatlatmaya çalışırken kulaklarına yankılanan endişeli sesle arkasını dönmüştü.

“Cesur?” Aylin odada duyduğu silah sesiyle buz gibi olmuştu. Kendine geldiğinde ise silah sesleri kesilmişti. Ayşem Hanım hemen yataktaki kızının yanına giderek torunuyla ona sarılmıştı.

“Sakin ol kızım önemli bir şey olmamıştır.” Aylin yaşlı kadının sözlerini duyunca kendine gelmişti.

“Cesur!” diye fısıldarken yaşlı kadına dönerek “Ayşem teyze ben neler oluyor bakmaya gidiyorum. Arkamdan kapıyı kilitlemeni istiyorum. Kimseye de kapıyı açmayın!” dediğinde Ayşem Hanım ona engel olamadan odadan çıkıp kapıyı kapatmıştı. Aylin ne kadının seslenmesini duymuştu ne de arkasından kilitlenen kapı sesini. Asansörle aşağıya inerken korkudan etrafa kaçıştıran çalışanları umursamamıştı. Onun tek düşündüğü Cesur iken nasıl başkasını düşünebilirdi ki? Genç kadın asansörün kapısının açılmasıyla hızla dışarıya çıktı. Telaşlı bir şekilde etrafına bakınırken onu görmüştü.

İyiydi!

Cesur iyiydi!

Genç kadın adamın sapasağlam ayakta olduğunu görünce derin bir rahatlama yaşamıştı. Gözünden akan yaşı hızla silerek “Cesur?” diye seslendi. Adamın kendine dönmesiyle adımlarını hızlandırarak adama sarılmıştı. Cesur şaşırsa da Aylin’e karşılık vermişti.

“İyi misin? O silah sesleri de neydi?” Cesur başını genç kadının omzuna yaslayarak derin bir nefes almıştı.

“Korkma her şey yolunda. Kimseye bir şey olmadı.”

“Çok korktum sana birey olacak diye!” Diye konuşan kadın Cesur’un içini yakmıştı. Geri çekilerek kadının yüzünü avuçlarının arasına almıştı.

“Endişelenme, şu korkuyu bakışlarından sil Aylin, ben iyiyim.” Cesur kadının titrediğini fark edince kollarını ona dolayarak sırtını sıvazlamaya başlamıştı.

“Sakinleş Aylin, hadi yukarı çıkalım.” Aylin itiraz edemeden Cesur genç kadını kolunun altına alarak asansöre doğru ilerlemeye başlamıştı. Çisil ve Asaf’ta onları takip ediyordu.

“Ne oldu?”

“Odaya çıkınca konuşuruz Aylin. Hadi sana su içirelim.”

“Annenler de merak etti. Onlara odayı kilitlemelerini söyledim.” Cesur başını sallayarak genç kadını onaylamıştı.

“İyi yapmışsın. Çisem ve annem güvende olmalı.” Aylin şüpheyle genç adama bakarken Çisil adımlarını hızlandırarak abisinin diğer kolunun altına girmişti. Genç adam kardeşinin başının üzerini öperken aynısını Aylin’e de yapmıştı.

“Cesur abi ben Suat’ı arayacağım. Sonra size katılırım.” Cesur Asaf’ı başını sallayarak onaylarken Asaf’ın bakışları korkudan bembeyaz olmuş Çisil’e takılmıştı. Emindi, Çisil onun hayatını geçireceği kişiydi. Özellikle bu gün olanlardan sonra yaşadığı kaybetme korkusunu asla unutmayacaktı. Asansörün kapanan kapısından bakışlarını alarak telefonunu eline almıştı. Kardeşleriyle sıkı bir konuşma yapması gerecekti.

Çisil abisinin yanından ayrılarak ablasının kaldığı odaya giderken Cesur Aylin’i kendi odasına doğru götürmüştü. Odasının kapısını açıp Aylin’e yol vererek içeri geçmesini izledikten sonra kendisi de odaya girerek kapıyı kapatmıştı. Aylin masanın önündeki sandalyelerden birine otururken Cesur’da hemen karşısına geçip oturmuştu. Aylin genç adamın iyi olduğunu anlamak istercesine gözünü onun üzerinden alamıyordu.

“Ben iyiyim sakin ol biraz.” Cesur uzanıp genç kadının elini tutmuştu.

“Neler oluyor Cesur, o silah seslerinin ne olduğunu anlatmayacak mısın?”

“Birileri geri dönmemi hazmedemedi diyelim. Bunlarla canını sıkma sen ne zaman evleniyoruz onu söyle?” Cesur gülümserken Aylin adamın konuyu değiştirmesi karşısında derin bir iç çekmişti.

“Cesur beni oyalama.”

“Asıl sen beni oyalıyorsun. Bak hayat bizi nerelere savuracak bilmiyoruz. Ama bırak da birlikte savrulalım Aylin. Cezamı birlikteyken kes.” Aylin adamın sözlerine daha fazla dayanamayarak yerinden kalkıp odanın penceresine doğru gitmişti. Cesur da onu takip ederek birlikte dışarıda ki kalabalığı izlemeye başladılar.

“Korkuyorum.” Aylin’in ani itirafıyla Cesur buruk bir şekilde gülümsemişti.

“Bende çok korkuyorum ama yeniden sensiz kalmaktan.” Aylin genç adama dönerken Cesur’un bakışları kadının üzerinde dolanıyordu.

“Diyelim ki kabul ettim, ya Ayşem istemezse o zaman ne yapacaksın?”

“Ayşem benim mutlu olmam için her şeyi yapar. Üstelik seni de seviyor.”

“Buna nasıl emin olabiliyorsun? Sonuçta annesinin yerine geçeceğimi sanacak.”

“Öyle bir şey olmayacak Aylin. Ayşem anne figürünün nasıl bir şey olduğunu dahi bilmiyor. Senden çok fazla şey istiyorum belki ama kızımdan sevgini esirgeme Aylin.” Aylin adamın sözlerine karşılık duraksamıştı. Ayşem’e nasıl yaklaşacağını bilemiyordu.

“Bunu yapabilir miyim bilmiyorum. Ayşem’e karşı nasıl davranabileceğimden emin değilim.”

“Sadece kendin ol yeter Aylin, sadece kendin ol.” Aylin kollarını birbirine bağlayarak camdan dışarıya bakmaya başlamıştı. Gözleri ilerideki ambulansa takılırken içinden hasta için dua etmişti.

“Hastanede durumlar nasıl?”

“Beklediğimden daha kötü durumda ama hallolmayacak bir şey değil.”

“Soner değil mi?” Cesur iç çekerek başını sallamıştı.

“Babamı ayakta uyutmuş resmen. Neredeyse hastaneyi kolonlarına kadar soyacaktı.” Aylin adamın sözlerine gülmeden edemedi.

“Çok hırslı bir adam, dikkatli olmalısın.”

“İnan şuanda tek düşündüğüm Çisem ve yeğenim. Para bir şekilde bulunur ama ikisine kötü bir şey olmasına izin veremem.”

“Sen iyi bir babasın, iyi bir abisin.”

“İyi bir eş olmaya talibim.” Aylin adamın sevimli haline gülmüştü.

“Bilmiyorum bakacağız.” Aylin’in sözleri ile Cesur şaşkınlıkla ona baktı. Heyecanla genç kadına dönerken Aylin bakışlarını kaçırarak dudaklarını ısırmaya başlamıştı.

“Sen ne dedin az önce?”

“Bir şey demedim, hadi gidelim annenler merak etmiştir.” Kapıya doğru yönelen genç kadın Cesur’un kolunu tutmasıyla yerinde kalmıştı.

“Aylin, ağzıma bir parmak bal çalarak gidemezsin. Kabul mü ediyorsun?”

“Düşüneceğim dedim.” Aylin odadan çıkarken Cesur cevabını almıştı. Aylin’in duvarları yıkılıyordu.

***

Genç kız sabah erkenden kalkarak babasının odasına gitmiş ama babasını odasında olmadığını görünce yüzü asılmıştı. Gece oldukça kötü bir rüya görmüştü. Odadan çıkıp salona geçtiğinde kahvaltı masasında sadece dedesini görünce duraksamıştı.

“Ayşem gel canım.” Ayşem dedesinin şefkatli bir şekilde kendisini çağırmasına gülümsemişti.

“Hayırlı sabahlar dedeciğim. Kimse yok mu?”

“Hayırlı sabahlar torunum. Halan ve babaannen hastanede, babanda gece gitti sanırım.”

“Sanırım öyle, kahvaltıdan sonra biz de çıkarız değil mi dede?” Ayşem çayını dolduran genç çalışana teşekkür ederek kahvaltısını yapmaya başlamıştı. İkili keyifli bir şekilde kahvaltısını yaparken Servet beyin telefonunun çalmasıyla Ayşem bakışlarını adama çevirmişti. Yaşlı adam ne duyduysa hemen oturduğu yerden kalkmıştı.

“Kimseye bir şey oldu mu?”

“….”

“Neden gece aramadınız?” adam oldukça sinirlenmişti. Ayşem ayağa kalkan adamla birlikte ayaklanmıştı.

“Ne oldu dede?”

“Hemen gitmeliyiz?” Ayşem odasından çantasını alarak daha ne olduğunu bilmediği bir sorun yüzünden acilen evden dışarıya çıkmıştı. Arabaya binen ikili oldukça endişeliydi.

“Dede babama bir şey mi oldu?” yaşlı adam yanında ki genç kızın endişesini görünce sakin davranmak için elinden geleni yapıyordu.

“Korkma güzelim baban da diğerleri de iyi. Sadece küçük bir olay olmuş.” Servet Bey torununu kendine çekerek göğsüne yaslamıştı. Ayşem daha önce babası dışında bu şekilde kendisine yaklaşan biri olmadığı için heyecanlanmıştı.  İkili kısa sürede hastaneye vardığında Ayşem yaşlı adamın koluna girerek hastaneye girmişti. Asansörle vip bölümüne çıkarak halasının odasına doğru ilerlemeye başladılar. Koridorda ikiliyi gören çalışanlar selam verirken çoktan Ayşem’in Çisem’in doğumunu tek başına doğumunu yaptırdığını konuşmaya başlamıştı.

“Müsait misiniz?” Ayşem halasının kapısını aralayarak başını içeriye uzatmıştı. Odada Çisil halası, babaannesi ve Aylin ablası vardı.

“Gel canım, neden kapıda dikiliyorsun?” Ayşem ortamın müsait olduğunu görünce dedesine seslenerek birlikte içeri girmişlerdi. Çisem babasının odaya girdiğini görünce yerinde doğrulmaya çalışmıştı.

“Rahatsız olma kızım,” Servet Bey kızının yanına giderek elini tutmuştu.

“Hoş geldin baba?” adam başını sallayarak bebeğe bakmıştı.

“Nasıl oldunuz kızım? Bebek nasıl?”

“Daha iyiyiz baba,” diyen Çisem Ayşem’e bakarak gülümseyerek devam etti. “Ayşem sayesinde…”

“Ben bir şey yapmadım hala, kuzenim nasıl oldu? Çocuk doktoru kontrol etti mi? Durumu nasıl?”

“Çok iyi, hiçbir sorunu yok çok şükür. Akşama eve çıkacağız.”

“Sevindim,” diyerek bebeği kucağına alan Ayşem sevimli seslerle kuzenini sevmeye başlamıştı.

“Ee adı ne bu sevimli şeyin?” dediğinde Çisem ona bakarak gülümsemişti.

“Bilmem onu sen söyleyeceksin bize.” Ayşem şaşkınlıkla halasına bakarken Aylin ve diğerleri merakla kızın tepkilerini izliyordu.

“Ben mi?”

“Bebeğin adını senin koymanı istiyorum.” Ayşem odadakilere kısa bir bakış atarken oldukça heyecanlıydı.

“Gerçekten mi?”

“Elbette, sen olmasaydın ne yapardım bilmiyorum.”

“Ben görevimi yaptım hala.” Bakışları bebeğe dönerken huzurla gülümsemişti.

“Ee söylemeyecek misin? Bebeğe ne adı vereceksin?”

“Cihangir Ayaz olsun,” dediğinde Çisem memnun bir şekilde bebeğine bakmıştı.

“Ayaz, tıpkı annesinin içi gibi.” Çisem sessiz söylese de Ayşem onu duymuştu.

“Çok güzel bir isim torunum. Maşallah benim torunlarıma.” Ayşem Hanım kucağında bebek olan Ayşem’e sıkıca sarılmıştı.

“Babaanne bebeği eziyoruz.”

“Bir şey olmaz, hadi gel şöyle otur biraz.” Ayşem’in bakışları Aylin’e takılırken kadının arada kendisine kaçamak bakışlar atmasına anlam verememişti.

“Aylin abla sen nasılsın?” Aylin kendisine dönen bakışlardan utansa da sakinliğini korumuştu.

“Çok şükür, herkes iyi bende iyiyim.” Ayşem kucağında ki bebeği dedesinin kollarına bırakırken yaşlı adam gözlerini aralamaya çalışan bebeğe gülerek bakmıştı.

“Aylin abla biraz konuşalım mı?” Aylin kızın isteğine şaşırmıştı.

“Elbette konuşabiliriz.” İkili meraklı bakışlar altında odadan çıkarken koridorun sonundan onlara doğru ilerleyen adamı gören ikili duraksamıştı.

“Abla, sen gece burada mı kaldın?” Serdar ablasının yanağını öperken kaçamak bakışlarla Ayşem’e bakmıştı.

“Evet, gece Çisem’in yanında kalmak istedim. Ayrıca bana haber vermediğini de unutmayacağım.”

“Ama abla benimde sonradan haberim oldu.” Ayşem adamın çocuk gibi kendini savunmasına gülümseyerek başını çevirmişti.

“Neyse bizim işimiz var sen Çisem’i görmeye mi gidiyorsun?” Serdar başını sallayarak ona cevap vermişti.

“Evet, son kontrollerini yapıp hastaneden taburcu edeceğim.” İkili Serdar’ın yanından ayrılarak asansöre binerken Aylin yanında sessiz duran genç kıza bakmıştı.

“Terasa çıkalım mı?”

“Olur temiz hava da alırız.” Aylin ve Ayşem teras kata çıkarken Cesur ikilinin asansörle yukarı çıktığını görünce merak ederek onları takip etmişti.

“Seni dinliyorum Ayşem, benimle ne konuşacaksın?” Aylin terastaki oturma alanına geçerek genç kıza dönmüştü.

“Hemen konuya girmemi istiyorsun yani?”

“Fazla vaktimiz yok, ben kafeye gitmek zorundayım. Ama istersen sen işini bitirince kafeye gelebilirsin. Orada daha rahat konuşuruz.” Ayşem kadının açıklaması ile derin bir iç çekmişti.

“Babamı ne zaman affedeceksin?”

“Anlamadım?”

“Babamı daha önce bu kadar mutlu görmemiştim. Buraya geldiğimizden beri gözleri parlamaya başladı. Bunun nedeninin sen olduğunu bilmiyor olamazsın.”

“Ne demek istiyorsun?” Aylin şüpheyle genç kıza bakmıştı.

“Babamı kabul etmeme nedenin ben olabilir miyim?” Aylin gelen soruyla şaşırmıştı. Karşısında ki kızın bu şekilde düşünebileceğini hiç düşünmemişti.

“Bu durumun seninle alakası yok. Bu şekilde düşünmene üzüldüm.”

“Ama babamın evlenme teklifini kabul etmiyorsun?”

“Sen bunu biliyor muydun?” Aylin’in sorusuyla genç kız gülümsemişti.

“Babamla aramda sır yoktur. Bazen kendini sakladığını sanır ama ben onu iyi tanıyorum. Tıpkı onunda beni tanıdığı gibi. Aranızda problem olmak beni çok üzer.”

“Sen asla problem değilsin Ayşem bunu sakın düşünme.” Aylin farkında olmadan genç kızı kollarının arasına çekerek sarılmıştı. Kızın saçlarını okşarken kendisini gülümseyerek izleyen adamı görünce yutkunmadan edememişti.

“O zaman babamı kabul et. Söz size yük olmayacağım.”

“O nasıl söz Ayşem, ne bana ne de babana asla yük olmazsın. Küçük bir çocuk gibi davranma, kocaman kız olsun artık.” Ayşem huzurlu bir şekilde kadının göğsüne sokulurken onun şefkat arayışı Aylin2i duygulandırmıştı.

“Anlaştığımıza göre gidelim artık. Sen işinin başına bende kafeme gideyim.” Aylin ve Ayşem ayrılırken Cesur ağır adımlarla yanlarına giderek karşılarına durmuştu.

“Babacım, neden gelirken beni uyandırmadın?”

“İşlerim vardı canım. Bakıyorum iyi anlaşıyorsunuz?”

“Anlaşamayacak bir durum yok. Hadi ben gidiyorum.” Aylin hızlı adımlarla onların yanından ayrılırken Cesur iç çekerek kadının arkasından bakarken Ayşem babasının yeni yetmeler gibi iç çekmesine gülmüştü.

“Aylin abla çok iyi bir kadın, siz çok mutlu olacaksınız.”

“Bunu senden duymak ne kadar önemli biliyor musun?”

“Baba, evlendiğinizde ben babaannemle kalmak istiyorum.” Cesur kızının sözleriyle kaşlarını çatmıştı.

“Ne demek bu?”

“Bu kendi hayatına odaklanman gerektiğini düşündüğümü söylemenin kısa yolu.”

“Olmaz öyle şey Ayşem, benden ayrı yaşamayı düşünemezsin bile.”

“Baba, artık kocaman kız oldum, tayinim çıksaydı tek başıma yaşamak zorunda kalacaktım. Kaldı ki ben aile evinde kalmayı istedim senden.”

“Bizim evden ayrılacağımızı sana düşündüren nedir?” Ayşem şaşkınlıkla babasına baktı.

“Aylin abla aile evinde kalmak isteyecek mi?”

“Neden istemesin? Aylin bizimkilerle çok iyi anlaşıyor. Şimdilik bunları konuşmak için çok erken. Sonra konuşalım.”

“Dedeme bir telefon geldi çok telaşlandı. Neler oluyor baba?”

“Soner, dün gece hastaneyi bastı. Polis peşinde henüz yakalanmış değil. Bu yüzden tek başına dolaşmanı istemiyorum Ayşem. Adamın gözü dönmüş bir durumda. Senden isteğim Serdar’ın yanından ayrılmaman.” Ayşem Serdar’ın adını duyunca yutkunmuştu. Bu durum genç adamın dikkatinden kaçmazken şüpheyle kızına bakmıştı.

“Serdar ile aranda bir şey mi oldu?”

“Ne olacak baba, sürekli beni ona emanet eder gibi konuşmandan hoşlanmıyorum.”

“Ayşem, ne oldu?”

“Bilmiyorum baba, onun yanında kendimi rahat hissedemiyorum.” Cesur tek kaşını kaldırarak kızına bakmıştı. Gözleri her bir ayrıntısını ezberlemek istercesine yüzünde dolaşırken Ayşem rahatsız olarak bakışlarını kaçırmıştı.

“Bana anlatmadığın bir şey var ve ben bunu öğreneceğim biliyorsun değil mi?”

“Lütfen baba,” Cesur kızını kolunun altına alarak terastan çıkarken oldukça keyifliydi. ,

***

Serdar kontrolleri yaparak Çisem’in taburcu işlemlerini yaparken Ayşem Hanım ve Çisil de ona yardım ediyordu. Servet Bey oğluyla konuşmak için yanlarından ayrılmıştı. Kadınların gözü sürekli bebeğin üzerinde duruyordu.

“Her şeyi aldınız mı?” Ayşem Hanım kızına bakarken Çisil küçük valizin fermuarını kapatıyordu.

“Aldık anne, hem almasak ne olacak sanki yabancı bir yerdeyiz. Unuttuğumuzu abim getirir.”

“Olsun siz yine de etrafa bir daha bakın.” Çisem ikiliyi kucağında bebeğiyle dinlerken sonunda hastane odasından çıkmışlardı. Ayşem Hanım dikkatle etrafına bakınırken bir yandan da kızını tedirgin etmemeye çalışıyordu. Çisil annesinin bakışlarından ne yapmaya çalıştığını anlayınca buruk bir şekilde gülümsemişti.

“Sakin ol anne, peşimizde korumalar var.” Çisil sessizce annesini uyarırken kadın nefesini dışarıya vererek başını sallamıştı.

“Elimde değil kızım o adam yakalanmadan rahat edemeyeceğim.”

“Biliyorum ama bu şekilde ablamı korkutacaksın. Hem ona da söylememiz lazım.” Ayşem Hanım kızına hak verse de en azından eve geçtiklerinde konuşmaları gerektiğini düşünmüştü. Çisem bebeğin pusetini arabaya yerleştirirken annesi ve kardeşine dönmüştü.

“Siz neden geriden geliyorsunuz?”

“Konuşuyorduk kızım!” diyen kadın kendilerine hızla gelen kadını görünce dişlerini sıkmıştı. Çisil annesinin baktığı yere bakışlarını çevirdiğinde içinden söylenmeye başlamıştı.

“Bir bu eksikti, bu kadın hangi yüzle geldi buraya?”

“Çisem, torunum nerede?” Çisem kayınvalidesini görünce duraksamıştı. Arabada üzeri örtülü bebeğine kısa bir bakış atarken sakin kalarak kadına dönmüştü.

“Sizi buraya hangi rüzgar attı?”

“Bana laf yetiştirme oğlumun çocuğu nerede?”

“O benim çocuğum, oğlunuz zahmet edip bebeğini görmeye bile gelmedi.” Kadın çirkef bir şekilde öne çıkarken Ayşem Hanım hemen kadının önüne geçmişti.

“Tek adım atarsan, kızıma tek söz söylersen seni pişman ederim. Şimdi buradan gidin!” Çisem annesinin sert sözleri karşısında şaşırmıştı. Bir şeyler dönüyordu ve Çisem’in bundan haberi yoktu.

“O çocuğu size bırakmayacağım. Oğluma iftira attınız bunu yanınıza bırakmayacağım.” Kadın bağıra çağıra oradan uzaklaşırken Çisem kaşlarını çatarak arkasından bakmıştı. Bu kadın onu hiçbir zaman onaylamamıştı. Sürekli Çisem’i hor görmeye çalışmıştı.

“Neler oluyor anne neden bahsediyordu?”

“Eve geçince konuşuruz Çisemi hadi arabaya binde biran önce eve geçelim.” Çisem annesinin kararlı sesi karşısında dediğini yaparak arabaya binmişti. Aklı karma karışık olsa da şuanda tek umursadığı bebeğiydi.

****,

Açıkçası bu bölüm çok sade geçti ve beni tatmin etmedi. en kısa süre de hafta içi bir bölüm daha yazıp yayınlamaya çalışacağım. Yorgunluğum geçince daha doyurucu bir bölüm yazmayı planlıyorum. Çayın bitmesine az kaldı. Umarım yorumlarınızla beni yalnız bırakmazsınız. Yeni bölümde görüşürüz.

BÖLÜM BİTTİ REKLAM ZAMANI!

27. BÖLÜM <<<<<<<——>>>>> 29. BÖLÜM

23380cookie-checkCesur 28. Bölüm
mermaridyy hakkında 333 makale
Yasemin Yaman KTÜ Orm. End. Müh. mezunu. Şuanda Parola Yayınlarında yazar. Hobileri yazmak, müzik dinlemek, basit çizimler yapmak ve manga okumak. Benim Küçük Gelinim ve Göremediğim Sen, Sen Olmadan Asla, Kara Duvak, Hep Seni Bekledim adında beş kitabı basıldı.

6 yorum

  1. Bence yinede çok güzel bir bölümdü birşeylerin birazda olsa yoluna girdiģini görmek harika özellikle Cesur ve Aylin cepesinin geriside birşekilde gelir diye düşünüyorum emeğinize sağlık çok güzel bir bölümdü

  2. Emeğine sağlık Yazarcigim ❤️ Aylin kabul ettiğinin sinyallerini veriyor bakalım ❤️ Asaf ve Cisil de harika ua korumasi sarılmalari❤️ Serdar ise Aysemden hoşlanıyor belli ama Ayşem de bir şey hissettiği için mi uzak duruyor acaba :/ . Bu Soner kafayı yemiş peşinde olduklarını bildiği halde geliyor annesi de ayrı bir dert 😡

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*